John Locke (1632-1704)

John Locke

"Tarih bize, tüm barışçıl hükümet kurma girişimlerinin insanların rızasına dayalı olduğunu öğretmiştir."


Hayatı ve Eserleri:
Modern dönemin en önemli filozoflarından biri olarak kabul edilen John Locke liberal devlet ve hükümet teorisinin kurucu babasıdır. 29 Ağustos 1632 yılında İngiltere'de Bristol yakınlarındaki Wrington, Somerset'de dünyaya gelen Locke varlıklı bir ailenin ilk çocuğudur. Maddi durumlarının iyi olması Locke'un iyi bir eğitim almasını sağlamıştır. Locke, 15 yaşında Londra'daki meşhur Westminster School'a öğrenci olarak kabul edilmiş, burada Latince, Grekçe, İbranice ve Arapça öğrenmiş, 1656 yılında Oxford'taki Christ Church okulundan mezun olmuştur.

Locke 1663 yılında yazdığı Doğal Hukuk adlı eserinde geleneksel siyasi teoriye sadık bir özgürlük anlayışı geliştirmiştir. İlk eserinde özgürlüğü iktidara teslim eden Locke'un, daha sonra yazacağı Hoşgörü Üstüne Bir Mektup adlı eserinde talep edeceği özgürlük anlayışı değişmiştir. Buna göre, yönetenler her şeyden önce dahili ve harici barışı koruyacak, üyelerinin fikirleriyle dinî geleneklerine ?bunlar güvenliği tehlikeye soksa bile- gereği gibi özgürlük alanı bırakacaktı.

Locke, diplomasi, tıp ve felsefeyle ilgilenmiş daha sonra ilgisi ekonomiye kaymıştır. Hollanda'nın iktisadî yükselişi de Locke'un dikkatini çekmiş, bu yükselişin altındaki sebebin iktisadî özgürlükçülük olduğunu çok iyi kavramıştır. Hoşgörü Üstüne Bir Mektup'ta hoşgörünün iktisadî verimliliğe yaptığı olumlu katkının araştırmaya değer son derece önemli bir konu olduğunu dile getirmiştir. 1668 yılında yazdığı ve 15 yıl sonra yayınladığı Faizin Düşürülmesi ve Paranın Değerinin Arttırılmasının Sonuçları Üzerine Bazı Düşünceler adlı eseri radikal ekonomik liberalizmin habercisi olan Locke'a göre kapital faizinin ve paranın değerinin belirlenmesi devlete bırakılmamalı, aksine piyasanın özgür işleyişine bırakılmalıydı.

Locke, İngiltere'deki iktidar mücadelelerinden dolayı İngiltere'yi terk etmeye mecbur kalmış, hatta İngiltere Kraliyetinin kendisini Hollanda'da bulabileceği korkusu içinde yaşamıştır. Bu korkudan dolayı takma isimler kullanmıştır. Locke, bu dönemde sadece kendisi için yazdığı Hoşgörü Üstüne Bir Mektup eserini anonim olarak Hollanda'da yayımlamıştır.

Locke'un Hoşgörü Üstüne Bir Mektup'ta bütün din ve dünya görüşlerinin engin bir hoşgörü ile karşılanması talebi Anglikanların pek hoşuna gitmemiş, dahası Proast-Oxford All Souls yardımcı papazı tarafından acımasız bir şekilde eleştirilmiştir. Eser, 1689 yılında İngiliz Whig (o dönemde Liberal) olan William People tarafından Locke'un bilgisi dahilinde Latince'den İngilizce'ye çevrilip İngiltere'de yayımlanmıştır.

1688 yılındaki "Şanlı Devrim"den bir yıl sonra Locke İngiltere'ye dönmüş ve bu olaydan birkaç ay sonra kendisinin büyük düşünsel eseri olan İnsan İdraki Üzerine Bir Deneme'yi yayımlamıştır. "Anlam dünyamızda hiçbirşey yoktur ki, daha önce duyularımızda bulunmuş olmasın" şeklindeki günümüze kadar gelen önermesi Locke'un epistemolojisini son derece açık ve net bir şekilde izah etmektedir. Bu deneme ile sensualizmin (duyumculuk) temeli atılmış oluyordu. Locke'un bu eserle gerçekleştirmek istediği şey, yeni bir sistem ve felsefe ortaya koymak değil, bir alt yapı işçisi gibi çalışarak gerçek bilgiye zemin hazırlamaktı.

1690 yılında yayınlanan Hükümet Üzerine İki İnceleme adlı eserinin birinci cildinde Locke 1680 yılında Robert Filmer tarafından yayımlanan "Patriarcha"daki monarşi savunusuna karşı eleştirilerini dile getirirken eserin ikinci cildinde siyaset felsefesi ile ilgili kendi görüşlerini dile getirmiştir.

Birinci cilt siyasal egemenlik hakkının Tanrı'nın pozitif bahşi ile monarşik yönetime verildiği konusunun sadece görünürde bir meşruluk temeli sağlayabileceğini ispat etmiştir. Locke bu ispat ile farazî olan bütün hukukî egemenlik ilişkilerini kökünden yıkmış ve meşruluk konusunun yeni bir izaha ihtiyacı olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca bu eserinde "mülkiyetin daha iyi tarif edildiği başka bir eser görmedim" diyerek kendi eserinin önemini vurgulamaya çalışmıştır.

Locke özgür insanı ve tabî hâli sivil halde de devam ettiren bir toplumu arzulamaktaydı. Kanuni düzenlemeler, güçler ve kanunlar sadece bu amaca hizmet etmekteydiler. İlahî tabiat kanunu insanın kendisinden de feragat etmeyi yasaklamaktadır. Bu kanun insan cinsinin olduğu gibi, insanın kendi şahsının da muhafazasını emreder ve bunun için de bireysel özgürlüğü şart koşar. İnsan böylece, Tanrı'ya karşı olan vazifesinde bir üçüncünün hukukunu keşfettiği ve bunu siyasal toplumda yerleştirdiği sivil bir hayata adım atar.

Locke, ömrünün son 5 yılını zamanının 80'li yılların başından beri tanıdığı Cambridge'in meşhur felsefe profesörü Ralph Cudworth'un kızı olan arkadaşı Bayan Masham'ın yanında son derece mütevazî bir şekilde geçirmiş ve Oates'te Bayan Masham'ın evinde 28 Ekim 1704'te hayata veda etmiştir.

Locke'un siyaset tarihi açısından en kayda değer etkisi Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'nde ve Amerikan Anayasası'nda kendini bariz bir şekilde göstermiştir. Locke ve onun fikirleri hakkındaki tartışmalar devam etmekte ve canlılığını korumaktadır. Locke'un düşünceleri 300 yıl önce olduğu gibi bugün de liberallere yol göstermeye devam etmektedir.

Linkler:
www.johnlocke.org
www.utm.edu/research/iep/l/locke.htm


Önceki Sayfalar
Lord Acton
Adam Smith
Ayn Rand
Milton Friedman
Friedrich Von Hayek
Wilhelm Von Humboldt
Sonraki Sayfalar
Bernard Mandeville
Ludwig Von Mises
Robert Nozick
Herbert Spencer
Frederic Bastiat
Alexis de Tocqueville
David Hume
Liberalizm Ana Sayfa
Değerler
Adalet
Bireycilik
Hukukun Hakimiyeti
İnsan Hakları
Serbest Piyasa Ekonomisi
Düşünürler
Lord Acton
Adam Smith
Ayn Rand
Milton Friedman
Friedrich Von Hayek
Wilhelm Von Humboldt
John Locke
Bernard Mandeville
Ludwig Von Mises
Robert Nozick
Herbert Spencer
Frederic Bastiat
Alexis de Tocqueville
David Hume
Türkiye ve Liberalizm
Liberal Kurumlar
Liberal Enternasyonel
Acton Institute
Mises Institute
LYMEC
Liberal Partiler
Liberal Rehber
Bizden Liberaller
İhsan Dağı
Biz Bilişim