
"Amerika'da demokrasiden fazlasını gördüm
aslında; demokrasinin karakterini, önyargılarını, tutkularını; demokrasinin
gelişiminin bize verdiği ümidi ve korkuyu gördüm."
Hayatı ve Eserleri:
Bundan 150 yıl önce, insanların çoğu krallar tarafından yönetiliyorken bir
Fransız bilgini, Alexis de Tocqueville, geleceğin yönetiminin demokrasi
olacağını bildirdi. Demokrasinin işlemesi için neye ihtiyaç duyulduğunu ve
insan özgürlüklerinin korunmasında onun nasıl yardımcı olacağını açıkladı. Aynı
zamanda refah devletinin insanları baştan çıkarabileceği konusunda uyardı ve
sosyalizmin köleliğe yol açacağını da önceden gördü.
Alexis de Tocqueville 29 Temmuz 1805 tarihinde Paris'de dünyaya gelmiştir.
Tocqueville'in babası Bourbon monarşisini destekleyen Normandy bölgesinde kral
yanlısı bir idareciydi. Annesi ise eski rejime dönüşü savunan sıkı bir Roman
Katolik'ti.
16 yaşında Metz'deki College Royal'a felsefe okumak üzere giren Tocqueville bu
süre zarfında Fransız hükümetindeki aristokratların rolü üzerine kuşkular
duymaya başlamış ve hayatının geri kalanında onu etkileyecek olan derin bir
dinî krizin acısını çekmiştir. 18 yaşında College Royal'ı bitirdikten sonra
hukuk okuyacağı Paris'e geri dönmüştür.
Bu arada Tocqueville'in babasının kariyeri düzenli bir şekilde ilerlemiş, 1826
yılında Fransa'nın en etkili idari bölgesi olan Versailles'in idarecisi olmuş;
1827 yılında Charles X tarafından soylu ilan edilmiştir. Aynı dönemde
Tocqueville Versailles Hukuk Mahkemesi'nde stajer hakim pozisyonunu kabul
etmiş, bu zaman esnasında Tocqueville aristokrasinin çöküşünün kaçınılmaz
olduğu şeklindeki inancının bir sonucu olarak liberal değerlere artan bir
sempati duymaya başlamıştır.
1830 devriminin ardından Fransa'nın gittikçe demokratikleştiğini gören
Tocqueville politik bir model olarak Birleşik Devletler ile ilgilenmeye
başlamıştır. Amerika'daki hapishane reformunu çalışmak bahanesiyle Tocqueville
Birleşik Devletlere gitme izni almıştır. Amacı Amerikan politik gelişmesi
hakkında bilgi edinmekti. Tocqueville, bu bilgiyi Fransa'nın politik
gelişmesini etkilemek için kullanmayı umuyordu. Amerika'ya seyahatinin ardından
Tocqueville, İngiliz hükümet sistemini de çalışmak için İngiltere'yi ziyaret
etmiştir.
Klasik çalışması olan Amerika'da Demokrasi'nin ilk cildi 1835 yılında,
seyahatinin hemen ardından yayınlanmıştır. Amerikan toplumu ve hükümetinin
oldukça pozitif ve iyimser bir raporu olan bu kitap tüm Avrupa'da olumlu
karşılanmıştır. 1835'in Ekim ayında London and Westminster Review'da
İngiliz düşünürü John Stuart Mill Amerika'da Demokrasi'yi "zamanımızın
en kayda değer ürünleri arasında" sözleriyle tanıtmıştır. Tocqueville bu
eseriyle, 20. yüzyılda büyük oranda doğruluğu kanıtlanan, demokrasinin
doğasının ve onun özgürlükler için tehlikelerinin teorisini net bir şekilde
ortaya koymuştur.
Tocqueville, aristokrasi, monarşi ve bu gibi yönetimlerin Batı'da hızla ölmekte
olduğunu ve geleceğin dalgasının demokrasi olacağı sonucuna varmış olup küçük
bir grup tarafından yönetilen, miras edinilmiş, imtiyazlıların Eski Dünya
sisteminin, fırsat eşitliği ve kitlelerin politikayı kontrolü lehine bir kenara
atılacağını düşünmüştür. Tocqueville geleceği sanki görüyormuşçasına şunu
söylemiştir: "Dünyanın kaderi Amerika'nın ve Rusya'nın ellerinde olacak. Her
biri farklı yönlere giden bu iki ulus ne olacağını belirleyecek."
Tocqueville'in demokraside gördüğü tehlikelerden birisi, bilgisiz, ve muhtemelen
de yönlendirilmiş, kamu tarafından zorlanan uymacılığın yaratacağı çoğunluğun
tiranlığı ve bireyciliğin kaybedilmesidir.
Bir demokrasinin, anlamlı değişimi sağlayan aykırılığı bastırmamaya çok dikkat
etmesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunan Tocqueville, fikir
farklılıklarının çoğunlukla ilerlemeci değişimleri ürettiğine ve demokrasi
tarafından üretilen uymacılığın ciddi bir biçimde bu ilerlemeyi engelleyeceğine
dikkatleri çekmiştir.
Tocqueville, ayrıca demokratik sistemde seçilmemiş bürokrasi tarafından
yönetilen bir hükümet aracılığıyla iktidarın merkezileşmesinin, tıpkı eski
otokratik sistemlerde olduğu gibi, bireysel özgürlüklere tehdit olmaya devam
edeceğini görmüş, iktidarın merkezileşmesinin demokratik bir devlette daha
büyük bir tehdit olacağını, çünkü insanların oy verme ve kendi temsilcilerini
seçme hakkı varken kamunun hükümete daha az şüphe duyma eğiliminde olacağını
ifade etmiştir.
1840'da yayımlanan, despotizmin ve yönetimin merkezileştirilmesinin
tehlikelerine karşı uyaran Amerika'da Demokrasi'nin ikinci cildi
birincisine nazaran hayli karamsar bulunmuş ve doğrudan Tocqueville'ın
Fransa'ya yönelik düşüncelerine ve eleştirilerine yer vermiştir. Sonuç olarak,
esere büyük övgülerin yapıldığı İngiltere dışında, ikinci cilt ilk cilt gibi
iyi karşılanmamıştır.
1841 yılında Tocqueville Fransız Akademisi'ne ve Ahlakî ve Politik Bilimler
Akademisi'ne seçilmiştir. Aynı yıl bir Fransız kolonisi olan Cezayir'i ziyaret
etmiş ve bu ülkedeki Fransız askerini ve bürokrasisini sert bir şekilde
eleştirmiştir.
Tocqueville üniversite ile kilise arasındaki tartışmada Katolik kilisesinin
öğretici rolünü desteklemiştir. Bu davranış Tocqueville'in Amerika'da Demokrasi
kitabında altını çizdiği demokratik bir toplumda dinin önemine dair olan
inancıyla tutarlıydı.
Eski Rejim ve Fransız Devrimi (1856) isimli son büyük çalışmasında
Tocqueville, bütün Avrupa'yı savaşa gark eden Fransız İhtilalini şu şekilde
yorumlamıştır: "Fransız Devriminin amacı sadece eski hükümet biçimini
değiştirmek değildi; aynı zamanda eski toplum devletini de sonlandırmaktı...
Yıkıntıları temizlediğinizde büyük merkezi gücü göreceksiniz." Fransız
ihtilaline giden Fransa'nın tarihsel bir kaydı olan bu çalışma ihtilalin
başarısızlığının altında yatan nedenler ve Tocqueville'in de bizzat şahit
olduğu despotik hükümetlerin geldiği ara dönemler üzerinde durmaktadır.
"Özgürlük, hukuk ve haklara saygı için tutkulu bir aşk besliyorum. Ben ne
devrimci ne de muhafazakar partidenim... Özgürlük benim en büyük tutkumdur."
Şeklinde görüş bildiren Tocqueville, 1859 yılının 16 Nisanında tüberkülozdan
ölmüştür. Anılar'ı ölümünden sonra, 1893'de yayımlanmıştır.
Link:
www.tocqueville.org